BURSA OZON TEDAVİ KLİNİĞİ

KRONİK YORGUNLUK,FİBROMİYALJİ VE OZON TEDAVİSİ

                                                                              
İnsanların çoğu, zaman zaman kendilerini yorgun hissederler.Ancak  iş yaşamındaki yoğunluk, bahar yorgunluğu veya kansızlık gibi  teşhis konmuş bir hastalık sebepleri vardır ve sebepler ortadan kalkınca  yorgunlukta bir süre sonra geçer.

Ancak bir kısım yorgunluklar  kalıcıdır. Aşırı ve dayanılmaz yorgunluk hali yatak istirahati ile  geçmiyorsa, herhangi bir yorgunluk yapıcı durum ile alakalı değilse, işinizi,sosyal ve özel yaşamınızı aksatıyorsa ,üstelik altı ay veya daha fazla zamandır devam ediyorsa kronik yorgunluk sendromu veya tükenmişlik sendromu olabilirsiniz.

Yorgunluk şikayeti  ön planda olan bir diğer durum da fibromyalji olarak adlandırılan,  yoğun kas ağrıları, kronik yorgunluk, uyku bozukluğu ile seyreden romatizmal hastalıklar grubuna sokulan yumuşak doku hastalığı vardır. Fibromiyalji hastalarının enerjileri çok azalmıştır, kendilerini hep yorgun olarak hissettikleri için  hastalıklarını “çok yorgunum”, “her yerim ağrıyor” diye ifade ederler.

Bu hastalarda yapılan laboratuar ve radyolojik araştırmaların sonucunda herhangi bir hastalık tanısı koyduracak bulguya rastlanmaz.

Bu hastalıkların  tedavisi çok zordur, genellikle şikayetler ömür boyu sürer. Antidepresanlar, ağrı kesiciler, fizik tedavi uygulamaları  ile şikayetleri azalsa da genellikle kaybolmaz.
Son yıllarda fibromyaljili hastalarda ağrının nedeni olarak  ağrılı bölgelerde oksijenlenme  bozukluğu öne sürülmektedir. Bu durum ozon-oksijen  tedavisinin ne kadar etkili olacağını desteklemektedir.

-Kanlanması bozulmuş ve oksijen düzeyi azalmış bölgelerde zamanla  iltihapsız yangı yani  inflamasyon dediğimiz durum  gelişir.Ozon tedavisi güçlü bir inflamasyon gidericidir.
-Stres altında olduğumuz zaman vücudumuz oksijene daha çok ihtiyaç duyar. Ozon tedavisi ile kandaki oksijen miktarı artar oksijenin en uç kısımlara ulaşması sonucu kaslardaki  kan akımını düzelir , oksijeni  daha az olan dokulara oksijen sağlar.

-Oksijen sağlandığında stres hormonları azalır  ya da  kaybolur bu durum kişiyi sakinleştirir,rahatlatır.

-Kronik yorgunluk sendromunu oluşturan  muhtemel sebeplerden  biri olan enfeksiyonu, bağışıklık sistemini güçlendirerek tedavi eder. 

-Toksin temizleme sistemimizi yani antioksidan sistemi  uyararak vücudu toksinlerden arındırır.

-Kronik yorgunluk sendromu düşünülen kişilere yapılan ozon terapiden sonra klinik olarak belirgin iyileşmeler izlenir, kendilerini doping almış gibi daha enerjik ve daha dinamik hissederler.

-Fiziksel ve zihinsel olarak güç kazandırır,Uyku ihtiyacını azaltır, uyku kalitesini  artırır ve sabahları daha zinde uyanmayı sağlar

Ozon tedavisinin  uygulama yöntemleri hastalığa ve hastaya göre farklı kombinasyonlarda uygulanır.

Sistemik olarak uygulanan kan tedavisi ile birlikte,ağrılı kas dokusu içine yapılan ozon enjeksiyonları oksijenlenmeyi  arttırır.

Ozon sauna uygulamaları detoksa yardım eder.

Yağ dokularımızda depolanan toksinler ve kimyasallar ki bunlar tarım ilacı atıkları,ağır metaller ,ilaç artıkları,suni kimyasallar ve gıda koruyucuları sayılabilir.  yavaş yavaş sağlıklı doku ve hücreleri yok ederler.bu durum hem birçok hastalığın hem de yaşlanmanın sebebidir.Ozon sauna ile bu birikmiş toksin ve kimyasal maddeler deri yoluyla atılır.Aynı zamanda dokuların oksijenlenmesi sağlanmış olur.

Vücutta ağır metal birikmesi,barsaktaki yararlı bakteri oranının olumsuz yönde bozulması,asitli bir vücut ve iflamasyon oluşturan beslenme alışkanlıkları yorgunluk ,tükenmişlik sendromu ve fibromiyaljiyi tetikler.  Bu nedenle bu tür şikayetlerle gelen hastalarıma ozon tedavisi nin yanında detoks programları,antiinflamatuar diyetler ve barsak flora dengesini sağlayan destek tedavilerini de uygulamaktayım.
























OZON NEDİR?

                                                                   

Gökyüzüne mavi rengini veren , kendine özgü kokusu olan bir gaz..
Üzerimize oksijen yağdıran,atmosferde oluşturduğu  tabaka sayesinde bizi şemsiye gibi güneşin  zararlı ışınlarından koruyan bir güç….
                  OZON  …   TANRININ NEFESİ!

Ozon henüz 1800lü yıllarda keşfedilmiş.Ancak  insanlık onun mucizelerinden    tarih boyunca yararlanmış.
Yıldırımların oluştuğu fırtınalı havalardan sonra  taze hava kokusu diye içimize çektiğimiz havada bu hissi yaratan, bulutların elektriklenmeleri esnasında meydana gelmiş olan ozon gazıdır.
Yıldırımların oluştuğu nisan yağmurları aslında  şifalı bir ozonlu sudur.
1500 lü yıllarda kraliçe elizabeth genç kalmak için nisan yağmurlarını toplatıp yıkandığı rivayet edilir.
Sayısız faydaları olan ozon tabakasının endüstriyel  yaşamın sonucu  zarar görüp incelmesi ile başta kanser olmak üzere pek çok hastalıkların sayısında artışlar olmaya başlamıştır .
Atmosferde  ozon  tabakasındaki incelme tüm canlıların geleceğini olumsuz etkilemektedir

Bilim adamlarınca Ozon  tabakasındaki %1 lik azalma, kanserlerde %10 luk  artış  ortaya çıkarttığı iddia edilmektedir.
Ozonun çok güçlü ve etkili dezenfekte etme özelliği sayesinde , Dünyada pek çok ülkede  içme suyu sağlayan arıtma tesislerinde mikrop öldürücü olarak kullanılır.
Ülkemizde  tıbbi tedavi alanı dışında
 yüzme havuzlarının dezenfeksiyonunda,
fabrika atıklarını temizlemede,
gıda endüstrisinde,
kentsel yönetimlerde dezenfektan olarak,
tüm hayvan hastalıklarında ve hayvan ürünlerinin üretimini arttırmada
giderek artan oranda kullanılmaya başlanmıştır.

Avrupada yaklaşık 100 yıldır tıbbi tedavi alanında ozonun kullanılmasına rağmen ülkemizde son yıllarda önem kazanmaya başlamıştır.
1. Dünya savaşında pilotların performansını arttırmak için ,
savaş yaralarının ve gangrenlerin tedavisinde de ozon gazı kullanılmıştır.

Ozon tedavisinin ülkemizde de yaygınlaşması için Eşim Dr Murat Baş ile birlikte sayısız ozon terapi seminerleri verdik.
Ozon tedavisinin bilimsel bir tedavi olduğunu anlatmak, bu konuya dikkat çekmek için 2009 yılında da çok sayıda yerli ve yabancı konuşmacı  katılımı ile  gerçekleştirdiğimiz uluslar arası ozon terapi kongresi düzenledik





OZONTERAPİ NEDİR?

                                       


OZONTERAPİ NEDİR?

OZON GAZI kullanılarak yapılan iyileştirici tedavilere “ozon terapi” denilmektedir.
Ozon, tıpta hastalıkların tedavisinde 150 yıldan fazla zamandır uygulanmaktadır.
İnsanoğlu ozonu ,OZON TABAKASI İNCELMESİ  ile tanırken, onun tedavi edici muhteşem özelliği daha geri planda kalmıştır .
Ozon terapi bazı hastalıklarda ana tedavi yöntemi olarak kullanılırken,bazı hastalıklarda tedaviye destek ve tamamlayıcı olarak kullanılmaktadır.
OZON TERAPİNİN UYGULAMA ŞEKİLLERİ
Ozonterapide çok fazla sayıda uygulama yöntemi vardır ve  seçilen tedavi yöntemi hastaya ve hastalığa göre değişebilir.
Kan ile yapılan Majör tedavi
En çok bilinen ve en çok uygulanan yöntemdir. Hastadan alınan bir miktar  kan, hastaya ve hastalığa göre değişebilen doktorun belirlediği dozdaki ozon gazı ile karıştırılarak tekrar geri verilme işlemidir.
ozon aşısı veya Minör tedavi
 Ozon aşısı da denilen bu yöntem bağışıklık sisteminin düzenlenmesini istediğimiz durumlarda uygulanması gereken bir yöntemdir. Hastadan alınan bir miktar  kan  ozon gazı ile karıştırılarak kas içine geri verilir
Torbalama
Daha çok ayaklar ve kolların enfekte  yaraları başta olmak üzere pek çok cilt hastalıklarında uygulanmaktadır. 
Ozonun kas ve eklem içi enjeksiyonları
ozon gazı  ilgili kas dokusu içine veya  eklem içine enjekte edilir.
Makattan  ozon  gazı uygulaması
Çoğunlukla çocuk hastalarımızda uyguladığımız yöntemdir.
Cilt uygulamaları
Ozon gazının farklı hastalıklarda farklı bölgelere olmak üzere cilt altına,selülitde yağ dokusu içine lipoliz amaçlı,saçlı deriye saç dökülmeleri için ve diğer  cilt hastalıklarında yapılan yöntemdir.
Kulak ve Burun yolu ile  ozon uygulamaları
Yapılan kan tedavisinin etkinliğini arttırmak için bazı hastalıklarda destek amacıyla uygulanır .
Ozon sauna
buharlı bir kabin içinde ozonu cilt yolu ile verme  yöntemidir. Tamamen acısız ve keyifli bir ortamda gerçekleşen bir yöntemdir.
Kupa yöntemi
 Eskilerin “bardak çekme” adı verilen yönteme benzer şekilde ozon uygulamasıdır.
Bir de Ozonlanmış yağ ve su ile yapılan uygulamalar vardır.


Doğru yöntem ve doz belirlendiğinde OZONTERAPİNİN BİLİNEN YAN ETKİSİ YOKTUR.
Bunun yanında yapılmaması gereken durumlar vardır.Doktorunuz sizi sorgulayarak tedaviye alıp alamayacağını belirleyecektir.

Ozon  terapi güvenli bir tedavidir.Uluslararası Ozon Dernekleri, uzun yıllardır  tıbbi ozonu güvenli ve aktif bir şekilde kullanıldığını rapor etmişlerdir.ozonterapi ile ilgili yapılan binlerce literatür çalışmaları bulunmaktadır.


SONUÇTA OZONTERAPİ  MEDİKAL BİR UYGULAMADIR  VE MUTLAKA  DOKTOR                           KO NTROLÜNDE YAPILMALIDIR.







OZON TEDAVİSİNİN UYGULANDIĞI HASTALIKLAR

                                            


Ozon, bir nefes sıhhat

-Güçlü bakteri,virus ve mantarları öldürücü etkisi ,bağışıklık sistemini düzenleyici etkisi  ile enfeksiyon hastalıklarında,
              Hepatitin bütün tiplerinde,
                Tüm mantar enfeksiyonlarında
                Grip ve sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonları ve bronşitde,
İdrar yolu enfeksiyonlarında  uygulanır

-oksijenin dokulara taşınması ve salıverilmesi üzerine olan olumlu etkisi ile tüm damar dolaşım sistemi  hastalıklarında ve oksijenlenme bozukluklarında uygulanır. Hipertansiyon,damar tıkanıklıkları ve dolaşım yetmezlikleri   Ozon tedavisinin en çok kullanıldığı alanlardan birisidir.

     -Vücutta  oksijenlenmeyi sağlayarak hızla büyüyen kanser hücrelerinin çoğalmasını ve      yayılmasını engellerken ,bağışıklık sistemini uyararak  vücudun kendi kendine kanser hücrelerine karşı savunmasını arttırdığından kemoterapi ve radyoterapi gören hastalara destek olması için uygulanır.
-Toksinlerden arındırmada ,Detoks edici özelliği ile vücudumuzdaki kimyasal maddelerin temizlenmesi gereken durumlarda uygulanır.
  -Ağrılı durumlarda, ödem çözücü  ,ağrı giderici özelliği ile tüm kas ve eklem ağrılarında uygulanması gereken bir yöntemdir.Bu nedenle  tüm   Eklem kireçlenmeleri,tendon harabiyetlerinde,yoğun adale ağrıları ve  fibromiyaljide uygulanır.

-YARA VE YANIK TEDAVİSİNDE 

                Şeker hastalığına bağlı gelişen  yaralarda,Enfekte olmuş iyileşmeyen yaralarda,
                Uzun süre yatmaya bağlı ortaya çıkan bası yaralarında, Dolaşım bozukluğuna bağlı bacaklarda ortaya çıkan ciddi yaralarda,Yara izlerinde, izlerin görünürlülüğünün azaltılmasında  uygulanır.

-NÖROLOJİK HASTALIKLARDA
Başağrısı ve Migrende,MS te,Alzheimer hastalığında ve diğer bunamalarda, parkinsonda,
Spastik çocuklarda,beyin kanlanması veya oksijenlenmesinin azaldığı durumlarda , dikkati,konsantrasyonu artırdığı, hafızayı güçlendirdiği gözlenmiştir .

CİNSEL FONKSİYONLARIN DESTEKLENMESİNDE  UYGULANIR



CİLT VE SAÇ HASTALIKLARINDA ,
                Cilt hastalıklarının tümünde ve  virüs,bakteri,mantarları öldürdüğünden bunların sebep olduğu deri enfeksiyonlarında,
                Egzema, sedef , kurdeşen gibi kaşıntılı ve döküntülü cilt hastalıklarında,
                Ter kokusunu önlemede ozonterapi uygulanır.
KOZMETİK AMAÇLI,
                Yaşlılığa bağlı KIRIŞIKLIK larda,
                Ameliyat ve yara izlerinin düzeltilmesinde,
                Bölgesel  yağların eritilmesinde, SELÜLİT DE uygulanmaktadır.


                Sporcularda performansı arttırmak için uygulanır. 

BEL VE BOYUN FITIKLARINDA OZON TEDAVİSİ

                                                                  




www.drbeytiyebas.com
0224 233 28 28
Omurgamızdaki  kemiklerin arasında, akışkan yapıda , amortisör gibi görev yapan,gerektiğinde omurgaya olan  yükü azaltan yapılar vardır. Fıtık, bu akışkan ve kaygan yapıların bazı uygunsuz hareketler ve durumlar sonunda , omuriliğe ve sinir köklerine doğru yer değiştirmesi ve bası yapması ile oluşur.

Bel ve boyun fıtıklarında ozon tedavisi, ameliyata gerek kalmadan,deneyimli kişiler yaptığında herhangi bir riski olmayan, üstelik fıtık dışında vücuda yan faydalar sağlayan bir tedavidir.
Son yıllardaki araştırmalar, ozon enjeksiyonlarının bel ve boyun  fıtıkları  tedavisinde güvenilir ve etkin bir yöntem olduğunu göstermiştir.

Ozon enjeksiyonları, son yıllarda  popüler olmakla beraber bu yöntemi yaklaşık 12 yıldır uygulamaktayız. Bu süre içinde yapılan yüzlerce uygulamada  hiç komplikasyon görmediğimizden yöntemin oldukça güvenilir olduğunu söyleyebiliriz.

Fıtık tedavisinde  iki tip ozon uygulaması vardır.Bunlardan biri intra-diskal dediğimiz fıtığın olduğu bölgeye, uzun özel iğnelerle tomografi eşliğinde yapılan uygulamalardır.
Diğer yöntem ise benim de  kendi kliniğimde  uyguladığım , fıtık seviyesindeki kaslara ozon gazı enjeksiyonu yöntemidir.

Her iki yönteminde bir birine göre avantaj-dezavantajları olsa da başarı şansı benzerdir  ve genellikle %70 civarındadır.

İntra-diskal uygulama hastanede uygulama gerektirir, invaziv bir yöntem olduğundan uygulama sırasında komplikasyonlar oluşup sinir ve dokular zarar görebilir, tomografi gerektirdiğinden hasta radyasyona maruz kalır. Ek olarak daha pahalı bir yöntemdir.
Bizim tercih ettiğimiz kaslara  ozon uygulamasında, sinir  zedelenme ihtimali olmayıp ayrıca görüntüleme de  gerekmediğinden hasta radyasyona maruz kalmaz. İntra-diskal yönteme göre daha ekonomiktir.

Ozon gazı enjeksiyonları ile   birlikte  aynı zamanda sistemik ozon tedavisi ,gerektiğinde PRP tedavisi uygulandığımdan hem tedavinin başarı oranı artmakta ,hem de aynı zamanda hastada var olabilen  diğer hastalıklarının  da tedavisi yapılmış olmaktadır.
Oldukça olumlu  sonuçların gözlendiği  ozon tedavisinin, yan etkisinin olmaması,yan faydalarının olması, ameliyattan korkan hastalar için ön plana çıkan  bir alternatiftir.
Bel ve boyun  fıtığında  gerçek tedavinin,  iyileştikten sonra bir daha tekrarının olmaması için  önlem almak olduğu unutulmamalıdır. .

 



DİYABET HASTALIĞI VE OZON TEDAVİSİ

                                                                          


                                               DİYABET HASTALIĞI VE OZON TEDAVİSİ

Diyabet, yaşam boyu süren, gerektiği gibi kontrolü yapılmaz ise kısa ve uzun vadede vücutta  ciddi hasarlara yol açabilen bir hastalıktır.
Yiyeceklerden  sindirilerek  kana geçen    glikoz=şekerin  bir bölümü enerji kaynağı olarak hücrelere giriş yapacak, fazlası ise yemek arasındaki açlık dönemlerinde ve uykuda kullanılmak üzere kas ve karaciğerde depolanacaktır. Kan akımı ile  hücrelere ulaşan şeker bazı hücrelere (örneğin beyin) aracısız yani insüline gerek duymadan  kabul edilirken; kas ve yağ hücrelerine girişte insüline  muhtaçtır.

Diyabette,
     Glikoz hücrelere giremez; kanda artmaya başlar ve böbrek tarafından tutulamaz hale gelir,       idrarda şeker çıkmaya başlar. Beraberinde suyu da sürüklediğinden idrar miktarı artar,vücut su kaybetmeye başlar.Ağız kuruluğu ve çok su içme  isteği oluşur.

Öte yandan bazı hücrelere fazla glikoz girer. Bunun sonunda katarakt, önce küçük daha sonra büyük damarlarda sertleşme (atheroskleroz),enfeksiyonlara özellikle mantar enfeksiyonlarına yatkınlık,görme kaybı( retinopati), böbrek yetmezliği (nefropati) gelişebilir.


DİYABETTE OZON TEDAVİSİ NASIL ETKİLİ OLUR?
-Ozon, bazı metabolik yolları aktive ederek glikozun hücre içine girişini arttırır. Bu durum hem kandaki glikoz seviyesini azaltır hem de hücre içine glikoz girmesi ile hücrelerin enerji ihtiyaçları karşılanır.
-Diyebetiklerde artan HbA1C  oksijeni dokulara bırakamadığından  , HbA1C’si artmış diyabetiklerde  dokularda oksijen açlığı izlenir. Ozon dokulara oksijen sağlayarak dokulardaki oksijen açlığını giderir. Aynı zamanda kan glikoz seviyesinin düşmesine bağlı olarak HbA1C seviyesinde de düşme izlenir. HbA1C seviyesinin yüksek olması diyabetik hastalarda doku  hasarının çok olduğunun göstergesidir.
-Diyabetiklerde glikozun  bazı hücrelerde aşırı birikimine bağlı damar duvarı kalınlaşması,sinir iltihabı ve katarakt gibi rahatsızlıklar gelişir. Ozon tedavisinden sonra kan glikoz düzeyi düzene gireceğinden bu sayılan durumlarda iyileşmeler görülür .

-Bağışıklık (immün) sistemini düzenlediğinden özellikle bağışıklık sisteminin bozulması ile oluşan Tip 1 diyabette ozon tedavisinin yeri  oldukça  önemlidir.
-Ozon tedavisinin ardından hücrelerde insülin direnci düşer, insulin direnci düşünce kan şekeri daha kolay bir şekilde düşmeye başlar. Kan şekeri düzenli hale geleceği için bazı hastalarımızda kullanılan insulin dozlarını da düşürerek yeniden düzenlemek gerekebilir.

Ozon tedavisi sonucu vücudumuza giren ozon-oksijen karışımı, öncelikle damarları genişleterek kan dolaşımını arttırır ve vücudumuza asidik ortamı azaltarak tüm bu oluşan kötü durumları ortadan kaldırır. Bunun dışında ozon bağışıklık sistemini aktive ettiğinden vücut direncini arttırır.
-Ozon tüm bakteri, mantar ve virüslere karşı etkili olduğundan özellikle idrar yolları, genital enfeksiyonlarda ve cilt enfeksiyonlarında ozon tedavi ile birlikte ozonlu yağın  kullanımı  diyabetik hastalarda enfeksiyon kontrolünü sağlar.

-Diyabet sonucu oluşan ayak ve el yaraları, ozon tedavisinin etkisiyle kan dolaşımı arttığı için hızla iyileşmektedir. Ozon tedavisi sadece şeker hastalığına bağlı  değil, diğer tüm dolaşım bozukluklarına bağlı gelişen tüm yaralarda da çok etkilidir.

Ozon tedavisi, yüksek enerji içeren, asit ortamı azaltan, anti-oksidan sistemi  ve  bağışıklık sistemini aktive eden, metabolik düzenleyici etkisi olan Avrupa ve dünyada çok yaygın kullanılan bir tedavidir.

BURSA OZONTERAPİ KLİNİĞİ

www.drbeytiyebas.com

0224 233 28 28

TER KOKUSUNU ÖNLEMEDE OZON TEDAVİSİ

                                                                     
   


                                 TER KOKUSUNU ÖNLEMEDE OZON TEDAVİSİ

Terlemek özellikle sıcak havalarda vücudun kendini koruma mekanizmalarından birisidir, terleme sayesinde vücudumuzdan birçok toksin ve zehirli madde atılır.

Vücudumuzda 2 milyon ile 5 milyon arasında ter bezi bulunur. Vücut sıcaklığı yükseldiğinde otonom sinir sistemimiz bu bezleri uyarır ve derinin yüzeyine salınan ter sıvısı buharlaşırken vücudu soğutur.
Ter aslında su ve tuzdan (sodyum klorür) ibarettir. İçinde eser miktarda başka elektrolitler ve üre gibi maddeler de bulunur.         
Ter aslında su ve tuzdan ibaret olan,kokusuz bir sıvıdır. Ne var ki bakteriler, teri çoğalmak için bir ortam olarak kullanır ve terin içinde hızla ürer. Ayrıca ergenlikten sonra faaliyete geçen androjen adı verilen hormonlar da ter kokusuna neden olur. Sonuç olarak, terlemek doğal ve sağlıklı bir olaydır ama bunun yeri ve miktarı kişiden kişiye büyük değişkenlik gösterir.

Terin bakteri ve mantarlarla etkileşme girerek kokuşmuş hale gelmesi rahatsız edicidir. Rahatsız edici ter kokusu, genellikle hijyen kurallarına dikkat edilmeği için ortaya çıksa da bazı insanlarda bir rahatsızlıktır ve kişiler  dikkat etse de teri kokar.

Bunun sebebi vücut yüzeyinde  bulundurdukları mikrop türlerinin ter ile yaptığı etkileşimdir.
 Bu etki  aldıkları besinler ve hatta sahip oldukları  bir hastalık ( kronik böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği gibi )sebebiyle kendilerine has bir ter kokusu oluşur.
Ozon tedavisi ter kokularını gidermede etkili  bir yöntemdir.

Ozon gazının direkt mikropları öldürme özelliğinden dolayı cilt yolu ile ozon verilme şekli olan ozon sauna yöntemi  en uygun yöntemdir.

Ozon saunadan sonra vücuttaki mikrop sayısı azalacağı veya kaybolacağından ,mikropların  ter ile etkileşimi olmayacağından ter kokusu olmayacaktır.
Ter kokusu şikayeti olanlara belirli aralıklarla özellikle yaz aylarında ozon sauna seansları önerilir.



BURSA OZONTERAPİ KLİNİĞİ

www.drbeytiyebas.com

0224 233 28 28